<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Depresyon &#8211; Uzman Psikolog Zeynep Aygün |  Online Terapi &#8211; Yüzyüze Terapi</title>
	<atom:link href="https://zeynepaygun.com/tag/depresyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zeynepaygun.com</link>
	<description>Kendini Rahat Hissettiğin Her Yerde!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Aug 2023 14:35:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://zeynepaygun.com/wp-content/uploads/2023/01/cropped-cicek-32x32.png</url>
	<title>Depresyon &#8211; Uzman Psikolog Zeynep Aygün |  Online Terapi &#8211; Yüzyüze Terapi</title>
	<link>https://zeynepaygun.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dert Anlatmak Aslında Yardım İstemektir</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/mentality/dert-anlatmak-aslinda-yardim-istemektir-1213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 11:30:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İkili İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Mentality]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dert anlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[dert dinlemek]]></category>
		<category><![CDATA[dert yanmak]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[toksik ilişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=1213</guid>

					<description><![CDATA[Dert anlatmak, yardım isteme ve korunma davranışıdır. Öneri talebi veya empati ihtiyacından kaynaklanabilir. Yükü hafifletmek amacıyla dert anlatılıyorsa, karşı tarafı yormamak ve dengeli paylaşımda bulunmak önemlidir.

Sürekli dert anlatanlar arasında toksik insanlar da yer alır. Bu kişiler, korunma amacını kaybederek ikincil kazançlar elde etmek için dert anlatabilirler.

Sürekli dert yakma, olumsuz duyguları pekiştirip kaygı, depresyon gibi sorunları beraberinde getirebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dert anlatmak</strong> aslında bir nevi yardım isteme davranışıdır, bir <strong>korunma</strong> tepkisidir. Bazen bu öneri istemek içindir bazen ise sadece <strong>empati</strong> duyulmaya, anlaşılmaya olan ihtiyacımızdan doğar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dert anlatmak yükümüzü hafifletmekse eğer, bunu yaparken karşımızdakini yormayacak şekilde ve kaldırabileceği miktarda paylaşımda bulunmak gerekir. Yani empati beklerken aynı şeyi karşımızdakine de yapabiliyor olmamız gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>PEKİ BUNU NEDEN ANLATIYORUM?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplumda <strong>toksik insan</strong> diye adlandırılan gruba sürekli dert anlatan kesim de girer. Diğer tabirlerle sürekli yakınan ya da dert yananlardır. Sürekli <strong>dert anlatanlar</strong> korunma ihtiyacını amacından saptırır. Durumu çözmek için değil ikincil kazançlar için bunu anlatıyor olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sürekli <strong>dert yandıkça</strong> olumsuz duygular pekişir ve beraberinde <strong>kaygı</strong> ve <strong>depresyon</strong> gibi bozuklukları getirebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sürekli dert yanan kişi kendine şu soruları sormalıdır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>Sürekli dert yanmanın beni nelerden koruduğunu düşünüyorum?</em></li>



<li><em>Sürekli dert yanmaktan nasıl kazanç sağlıyorum?</em></li>



<li><em>Ailemde bunu yapan biri var mıydı ya da var mı?</em> <em>O bunu yaptığında ona karşı ne hissediyordum ya da hissediyorum?</em></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SÜREKLİ OLARAK OLUMSUZU ANLATAN KİŞİLERE MARUZ KALIYORSANIZ</strong><strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Karşıdaki insana izin vermeseniz bile birden kendinizi size <strong>dert anlatılırken</strong> bulabilirsiniz. Sürekli dert anlatan insanlara maruz kaldığınızda genellikle konuşmadan sonra kendinizi sömürülmüş, ağırlaşmış ya da <strong>mutsuz </strong>hissedersiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşünüze ve desteğinize değer verip derdini sizinle paylaşan ile sizi sünger gibi gören ve kendi dertlerini adeta emmenizi bekleyen arasında çok fark vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tarz kişileri dinleyemeye yatkınsanız, dur diyemiyorsanız ya da yükü ile yükleniyorsanız kendinize sormanız gereken sorular olabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bu bir toksik ilişki mi?</li>



<li>Çevremde bu tarz insanlar neden fazla? Bu benimle ilgili olabilir mi?</li>



<li>Bu duruma dur ya da hayır diyemememin sebebi neler olabilir?</li>



<li>Aile öykümde sürekli yakınan birileri var mıydı ya da var mı?</li>



<li>Onlara çözüm ürettiğimde ya da üretemediğimde hissettiğim duygular tanıdık mı?</li>



<li>Onlar değişebilir mi? onları değiştirmekle yükümlü müyüm?</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer cevabın <strong>hayırsa </strong>değişmeyi geciktirme.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><a href="https://www.doktortakvimi.com/zeynep-aygun-2/psikoloji-aile-danismani/istanbul#tab=profile-reviews" data-type="link" data-id="https://www.doktortakvimi.com/zeynep-aygun-2/psikoloji-aile-danismani/istanbul#tab=profile-reviews" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Online &amp;  Yüz yüze Psikolojik Danışmanlık Almak için şimdi randevu oluşturun.</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEPREM&#8217;in Ardından</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/yazilarim/deprem-1171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 13:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem sonrası travma]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[hatay depremi]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraş depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travma sonrası stres bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=1171</guid>

					<description><![CDATA[Ne yazık ki birkaç gün önce çok büyük bir olağandışı bir deprem felaketi yaşadık. Şunu bilmeliyiz ki doğal afetler normal değil anormal yani olağandışı bir durumdur. Bu yüzden yaşadığımız her duygu da oldukça normaldir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ne yazık ki birkaç gün önce çok büyük bir olağandışı bir <em><strong>deprem</strong></em> felaketi yaşadık. Şunu bilmeliyiz ki doğal afetler normal değil anormal yani olağandışı bir durumdur. Bu yüzden yaşadığımız her duygu da oldukça normaldir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birkaç gündür yakınlarımda, danışanlarımda, özellikle afeti yaşayan ve afeti yaşayanların yakınlarıyla görüşmelerim sonucunda oluşmuş ortak duygu <strong><em>“karmaşık”</em></strong> hissetmeleriydi. Kimisi yeterince kötü hissetmediği için kendini suçluyor, kimisi ne hissedeceğini bilmiyor, kimisi hiçbir şey hissetmiyor, kimisi durmadan ağlıyor, kimisi uykusuzluk, çaresizlik vb. gibi duygular hissediyor. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İçimizde belki yoğun çaresizlikle orada bulunup bir tuğla bile olsa kaldırmak, acılarına ortak olmak gibi bir çok duyguyu aynı anda yaşıyoruz. Belki sıcak evinizden, yediğiniz yemekten uyuduğunuz uykudan, bile suçlululuk hissediyoruz. Maruz kaldığımız felaketten bilmemiz gereken yapabileceklerimiz kadar yapamayacaklarımızın da olması. <em>Hepimizin yeterliliği sınırlıdır.</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>Yaptığımız her seans ekollerden bağımsız olarak, danışanlarımız parmak izi kadar özel ve biriciktir.</em></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Her seansımıza aslında bunun bilinciyle gireriz. Bunun nedeni mizaç farklılıkları, durumlara verilen tepkiler, yaşanılan coğrafya, yaş, ırk, cinsiyet, ev, anne baba, kardeş vb. gibi farklılıklar taşımasıdır. Bu yüzden her insanın her duruma verdiği tepki farklıdır ve farklı olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olağandışı bu tarz durumlarda ise tepkilerinizi ve duygularınızı anlamlandıramamanız ya da yeterince tepki vermemeniz normaldir. Kendinizi ya da birini yeterince üzülmediği için suçlamak ise yersizdir. Herkesin kendine özgü doğmuş bir benliği ve yetişme biçimi vardır. Bu yüzden insanların her duruma verdiği tepki farklı olabilir. Kimi içinde yaşar kimi dışa vurur. Üzüldüğünü görmediğiniz insanların içinde ne yaşadığını bilemezsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendinizi suçlama eylemindeyseniz ya da empati kurmakta zorluk çekiyorsanız ilan edilen “<strong><em>OHAL</em></strong>” sürecine yardımda bulunarak katkı sağlamak, kişi olarak üzerinize yüklendiğiniz ya da yüklenilen baskıyı azaltacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birincil travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir olaya doğrudan tanık olan ve yaşayan, bunun sonrasında çaresizlik, dehşet, karmaşıklık ve çok fazla korku yaşamaktır. Basit olarak anlatılmak gerekirse kişinin yaşadığı olumsuz olaylar sonrasında psikolojik ve fizyolojik olarak etkilenmesi durumudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkincil travma sonrası stres bozukluğu ise travmatik olaylara maruz kalanlara doğrudan şahit olmak, canlı ya da görüntü olarak buna şahit olmak, empati yapmaya yoğunlaşmak&nbsp; ve empati yapmak sonrasında oluşan durumdur. Bu stres bozukluğu herhangi bir travma yaşamış olan birine psikolojik ilk yardımda bulunma sonrasında da oluşabilir. <em>Uykusuzluk</em>, <em>tedirginlik</em>, <em>huzursuzluk</em>, <em>iştah kapanıklığı</em>, <em>gerginlik</em>, <em>öfke </em>gibi bir çok semptomu yaşayabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İster istemez görüntülere maruz kaldıkça ve tekrar tekrar izledikçe beynimizin bunu yaşamışçasına kaydetmesi ya da yoğun bir şekilde olanlara şahit olmak sonrasında ikincil travma sonrası stres bozukluğu oluşması olağandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmamalıyız ki psikolojik iyi oluşumuza yarın ya da öbürgün bu travmaya doğrudan maruz kalanların ihtiyacı olacak.Bu yüzden sosyal mercileri&nbsp; yardım yollamak ve çağrılarda bulunmak dışında&nbsp; aşırı derece de travmatize videolar izlemek bizim hem işlevselliğimizi bozacak hem de travmaya maruz bırakacaktır. Sosyal medyayı lütfen bilgilenmek ve bilgilendirmek için kullanalım. Mantık kimyager Paracelsus dediği gibidir<strong> “İlacı zehirden ayıran dozudur.”&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal mercileri ise destek olmak için travmatik görüntü paylaşanlar da bir çok travmasını tetikleyebilir, yeni bir travma yaratabilir. Özellikle de bir süre çocukları bu tarz görüntü ve haberlerden kesinlikle uzak tutmalıyız. Bu konuda herkesi hassas olmaya davet ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer birebir yardım edebilecek bir olanağımız yoksa kendimizi herhangi bir konuda paralamak yerine şu zamanda güçlü durmaya, birlik olmaya, yardımlaşmaya ihtiyacımız var. Çünkü bu durumun önümüzde bir süre boyunca etkilerini yaşayacağız ve kimimizse ömür boyu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tüm ülkemin insanlarına ve ülkeme geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEPRESYON NEDİR?</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/psikolojik-rahatsizliklar/depresyon-nedir-872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojik Rahatsızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[distimik bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[karamsarlık]]></category>
		<category><![CDATA[majör depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimsel depresyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=872</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon birden fazla türü olan duydu durum bozukluğudur. Depresyon bireylerde uyku problemlerine, aşırı hassaslığa, iştahda değişikliklerine ve zevk alınan eylemlerden zevk almamaya sebep olmaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Yazının Özeti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon birden fazla türü olan duydu durum bozukluğudur. Depresyon bireylerde uyku problemlerine, aşırı hassaslığa, iştahda değişikliklerine ve zevk alınan eylemlerden zevk almamaya sebep olmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-dots"/>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon genel haliyle bir duygu durum bozukluğudur ve kendini temel olarak birkaç aydan uzun süren boşluk hissi, isteksizlik, özgüvende azalma, beklentisizlik ve umutsuzluk gibi olumsuz duygu ve düşünceler ile göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayatın bazı zamanlarında karşı karşıya kalınan üzücü ve umut kırıcı olaylara karşı uzun süreli mutsuzluk yaşanması gayet normaldir. Fakat bu mutsuzluk ve umutsuzluk beklenen süreden daha uzun sürdüğünde her zaman sorulan ilk soru “Depresyonda mıyım?” dır. Depresyonda olabilirsiniz fakat üzüntü durumunu depresyondan ayıran birkaç küçük noktayı bilmek gerekmekte.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İş hayatı, özel sosyal hayat, küçük veya büyük değişimler sizi karamsarlığa düşürebilir. Bu karamsarlığı gerçek depresyondan ayırmak için birkaç küçük noktaya dikkat etmek gerekmektedir. En önemli belirleyicileri ise süre ve soyutlanma derecesidir. Eğer hissettiğiniz üzüntüye ek olarak, kendinizden veya hayatınızdan soyutlanmış aynı zamanda sorumluluklarınızı yerine getiremeyecek derecede fonksiyonlarınızı yitirmiş hissediyorsanız, majör depresif bozukluğa sahip olabilirsiniz. Süre bazından bakacak olursak, çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan üzüntüler depresif vakada karşılaşılan kadar uzun bir süre boyunca devam etmezler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyonun birden fazla türü vardır bunlar, majör depresif bozukluk, doğum sonrası depresyonu, mevsimsel duygu durum bozukluğu, atipik majör depresyon ve distimik bozukluk olarak isimlendirilir. Majör depresif bozukluk depresyon türleri içinde bireylerin en çok ve en şiddetli deneyimlediği depresyon türüdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyonun belirleyici iki özelliğinden bahsettik, peki diğer belirtileri nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Günlük aktivitelere olan ilgi ve isteğin azalması</li>



<li>Odaklanmada zorluk çekme</li>



<li>Çaresizlik hissi ve suçluluk duygusu</li>



<li>Enerji kaybı ve uyku sorunları</li>



<li>Vücutta fiziksel sebeplere bağlı olmayan ağrılar</li>



<li>Sürekli yorgunluk hissi</li>



<li>Boşluk hissi</li>



<li>Öfke nöbetleri</li>



<li>Madde kullanımında artış</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon her zaman kendini gözle görülür belirtilerle belli etmez, gizli olarak uyku problemleri, aşırı hassaslık, sosyal iletişimde azalma gibi belirtiler de depresyon kaynaklı olabilir. Çoğu majör depresif bozukluğa sahip olan bireyler yardım almak için çabalamazlar ve bu majör depresif bozukluğu diğer depresyon türlerinden daha ağır ve önemli yapar çünkü intihar düşüncesi fazladır ve yardım almadıkları için hayatlarına son verme ihtimalleri de artar. Bu sebeple, yukarıdaki belirtilerin beşini kesintisiz iki hafta boyunca deneyimlediğini düşündüğünüz biri varsa ona yardım eli uzatmaktan çekinmeyin ve bir psikoloğa başvurun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyona ne sebep olur?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyonun tek bir sebebi veya tetikleyicisi yoktur. Depresyonun sebepleri insandan insana değişir ve yaygın olmasına rağmen farklı kaynaklara dayanır. Biyolojik olarak bakıldığında aile genetiğinin önemli olduğu görünmüştür. Genetik olarak önceki nesillerde depresif bozukluklarla teşhisi koyulmuş bireylere sahip olan bir kişide depresif bozuklukların görülme ihtimali daha fazladır fakat bu da tam bir belirleyici değildir. Aynı zamanda beyindeki kimyasalların düzensizliği, hormonsal sistemlerdeki düzensizlikler, biyolojik ritim, uyku gibi diğer biyolojik sebeplere de dayanmaktadır.&nbsp; Gelişimi kişiden kişiye göre değişen depresyonun psikolojik etkenleri ise çocuklukta yaşanan travmatik olaylar, özellikle sevdiklerin kaybı, düşük sosyoekonomik düzey, ailede veya bireyin kendi yaşamındaki boşanma, ayrılma durumları, büyük veya küçük ani değişimler, kayıplar olarak sıralanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyonun türleri nedir, yaşadığım durumu nasıl anlayacağım?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyondaki ana birkaç türden en farklı olan Doğum sonrası depresif bozukluktur. Hamilelik sonrasındaki birkaç haftada karşılaşılan bu bozukluğun sebebi tam olarak bilinmemektedir ve doğum yapan kadınlarda şiddetli üzüntü, çaresizlik, kaygı bozuklukları, öfke gibi belirtiler görülür.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevsimsel duygu bozukluğu ise mevsime bağlı olarak yaygınlaşır, özellikle ışık görme süresinin azaldığı kış dönemlerinde kendini gösterir. Bu bozukluğa sahip olan bireyler yaz aylarındansa daha kaygılı, üzgün, umutsuz, stresli bir ruh haline bürünürler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atipik majör depresyon çok gözle görülebilir bir bozukluk değildir bu yüzden tedavisi de kolay değildir. Kişide daha çok uyarıcılara karşı aşırı tepki, yorgunluk, kilo ve iştahta artış gibi belirtiler görülür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Distimik depresif bozukluk daha hafif majör depresyon belirtilerinin kronik halidir. Distimik bozukluğa sahip olan bireyler bu belirtilerden çok daha olumsuz etkilenir çünkü ruh halleri ortalama iki yıl boyunca devam eder. Yaşamdan zevk almayan, sürekli şikâyet eden, yorgun, ilgisiz olarak tanımlayabileceğiniz insanlar belki distimik depresif bozukluğa sahip olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Majör depresif depresyon da yukarıda tanımladığımız gibi depresyon türlerinin en şiddetli olanıdır tanı konulması için iki hafta yeterlidir ve bireyler çoğunlukla normal üzüntüden kendini ayıran belirtiler gösterirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon tedavi edilebilir mi?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, depresyon çok yaygın ve tedavi oranı da çok yüksek bir bozukluktur. En yaygın tedavi yöntemi ilaçlar ve psikoterapidir. İlaç olarak genellikle anti-depresan ve ruh hali düzenleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Psikoterapide de amaçlanan nokta bireyin kendi kalıplarını değiştirmesi ve depresyona sebep olan düşünce tarzından kurtulmaktır. En başarılı tedavi yönteminin ilaçlarla beraber sürdürülen psikoterapi olduğu bilinmektedir. Tedavi süresi ise kişiden kişiye göre değişir fakat tedavi oranı oldukça yüksektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tedavi oranı yüksek bir bozukluk olan depresyonun tedavi edilmemesi ciddi sonuçlara sebep olabilir. Genel olarak yardım almakta zorlanan depresif bireyler eğer tedaviye ulaşamazsa sosyal hayatta, iş hayatında, aile içinde çok fazla problemle karşılaşabilir. Aynı zamanda uyuşturucu madde, alkol gibi bağımlılıklara da sebep olabilir.&nbsp; Maalesef depresyon geçici bir hastalık değildir ve kendiliğinden de yok olamaz. Var olduğu sürece üst üste gelen tetikleyicilerle ağırlığında artış görülebilir bu sebeple atılacak en iyi adım bir psikoloğa başvurmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çevremde depresyonda olduğunu düşündüğüm biri var ne yapmalıyım?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Birey yardımı reddediyormuş gibi görünse de ona yardım etmelisiniz ve bireyin iyiliği için bir psikoloğa destek için başvurmalısınız. Depresyon kendi kendine iyileşen bir hastalık değildir aksine çok daha ağır sonuçlara sebep olabilir. Bu yüzden belirti gösteren bireylerin belirtilerini başka sebeplere yorup depresyonu gözden kaçırmamaya dikkat etmelisiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">DSM-V Tanı Ölçütleri</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GERÇEK ANLAMDAKİ “DEPRESYON” NE DEMEK?</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/psikolojik-rahatsizliklar/gercek-anlamdaki-depresyon-ne-demek-868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:41:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojik Rahatsızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Durum Bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[online terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=868</guid>

					<description><![CDATA[Hemen Hemen Çoğu Kişiden Duyduğumuz “Depresyona Girdim.” “Depresyondayım”, “Bu Aralar Aşırı Depresifim.” Cümleleri Gerçeği Yansıtıyor mu? Depresyon Herkesin Kendini Kötü Hissettiğinde Sahip Olabileceği Bir Durum Mu? Peki Gerçek Anlamda ki “DEPRESYON” Ne Demek?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Yazının Özeti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen Hemen Çoğu Kişiden Duyduğumuz “Depresyona Girdim.” “Depresyondayım”, “Bu Aralar Aşırı Depresifim.” Cümleleri Gerçeği Yansıtıyor mu? Depresyon Herkesin Kendini Kötü Hissettiğinde Sahip Olabileceği Bir Durum Mu? Peki Gerçek Anlamda ki “DEPRESYON” Ne Demek?</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-dots"/>



<p class="wp-block-paragraph">Bir duygu durum bozukluğu olan depresyon, günümüzde çağımızın en yaygın rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Günlük yaşamı oldukça etkileyen “Depresyon” kişinin hayat kalitesini oldukça düşürmektedir. Depresyon kişinin düşüncelerini, davranışlarını ve hissettiklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Peki bunu nasıl yapar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon düşünceleri, davranışları ve hissettikleri üzerinde olumsuz etkilemesiyle, istek ve keyifte düşüş yaşatır. Bu günlük yaşamda duygu durumumuzu dengeleyen hormonların azalmasıyla meydana gelir. Bu hormonların az olması ya da azalması, yediğimiz yiyecekten tutun, aldığımız güneş ışınına, çevresel faktörlerden; gen faktörlerine, ilaçların yan etkisinde; yaşadığımız olaya kadar bir çok alan etkileyebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon, sürekli üzüntü ve hüzünlü halinde olmaya, bize zevk verebilecek durumlardan keyif almamaya, mutsuz olmasına, andan kopmuş gibi hissetmesine, iç sıkıntısı ve huzursuzluk hissine ve bundan daha fazla duruma neden olur. İş, arkadaş, aile ve birçok alanda ilişkileri ve işlevselliği oldukça etkilemektedir. Depresyon yıllarca sürebileceği gibi, bu durum fark edildiğinde ve ele alındığında, yine kişiye özgü ortalama 2-3 ay gibi bir sürede tamamen iyileşmesi mümkündür. Depresyon kelimesi toplumda kişinin ruh halini ifade etmesi için kullanılsa da bu her zaman gerçeği ifade etmez ve basite alınmaması gerekir. Çünkü “depresyon” tıbbi bir terimdir ve ciddiye alınması gerekir. Gün ya da birkaç gün içinde sürekli değişen moral bozuklukları için kullanılması yanlıştır. Çünkü depresyon tedavi edilmediğinde kötüleşmesiyle %15 gibi intihara bağlı ölüm riski vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Peki, Depresyonda Cinsiyete Göre Farklılık Var Mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyonun her yaşta görülmesi olasıdır ve genellikle gençlerde ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Hayat boyu risk erkekler için % 3-12, kadınlar için % 10-26&#8217;dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de ise kendi tez çalışmamla dahil olduğum “Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması” ’nda ise bu oranlar 12 aylık depresif nöbet yaygınlığı kadınlarda % 5.4, erkeklerde % 2.3, tüm nüfusta % 4.0 olarak verilmektedir. Bunun nedeni için birçok durum sayılabilir. Bunlar; erkeklerin duygularını eyleme vurarak davranışlarıyla ifade etmesi, alkol kullanımının daha yaygın olması, hormonal dengesinin kadınlara oranla daha az değişken olması ve doğum, premenstrüel gibi dönmelerinin buna zemin hazırlaması olarak sayılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyonun Nedenleri Nelerdir?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">En az iki hafta boyunca aşağıdaki belirtilerin beşini yaşıyorsanız depresyonda olabilirsiniz.&nbsp; Bu belirtiler her yaşta görülebilmektedir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sürekli üzgün hissetmek,</li>



<li>Nedeni olmaksızın kilo alma veya kaybetme,</li>



<li>Düşünme, konuşma veya hareket etmede yavaşlama,</li>



<li>Kaygı, ajitasyon veya huzursuzluk</li>



<li>Günlük aktivitelere istek, ilgi ve zevk kaybı,</li>



<li>Uykusuzluk veya aşırı uyuma,</li>



<li>Değersizlik ve suçluluk duygusu,&nbsp;</li>



<li>Baş, boyun, sırt ve / veya eklemlerde ağrı,</li>



<li>Konsantrasyon kaybı ve karar vermede zorluk,</li>



<li>Nedeni olmaksızın yorgunluk, enerji kaybı,</li>



<li>Cinsel isteksizlik,</li>



<li>Ölüm ve intihar düşünceleri</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca uyku sorunu depresyonun belirtisi olabileceği gibi, uzun süreli uykusuzluk ya da uzun süre uyuma da depresyona neden olabilmektedir. İlaç ve alkolde yoksunluk yaratacağı durumlarda depresyona yol açabilir. Bunun yanı sıra son yıllarda bağırsak florasının bozulmasının, depresyonla olan ilişkisi üzerinde önemli çalışmalar sürdürülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Türleri Nelerdir?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon şiddet derecesine göre hafif, orta şiddetli ve ağır depresyon olarak kategorize edilir. Bunun dışında isim olarak, kişinin yaşadığı durumlara istinaden farklı kategorilerle adlandırılır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Majör Depresif Bozukluk</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen her yaşta görülebilen bu depresyon türünde kişi hayatta zevk alamaz, çalışamaz, yemek yeme ile ilgili iştah açılması ya da kapanması yaşar. Uyku problemleri oldukça yaygındır ve ilgi azalmıştır. Hemen hemen her yaşta görülebilir.&nbsp;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kronik(Distimi) Depresyon</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Majör Depresyondan daha az şiddetlidir ve en az iki yıl devam etmektedir. Kişi günlük yaşamına devam eder. Bu tür depresyon genellikle çocukluk dönemine ait durumlardan dolayı ortaya çıkabilmektedir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Atipik Depresyon</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Teşhis edilmesi oldukça zordur çünkü kişi depresyonda olduğunun farkında değildir. Gün içinde duygu durumların değişmesi, inişler ve çıkışların olması muhtemeldir. Kişi her duruma çok hassastır. Kişinin duygu durumu, pozitif ve negatif olan durumlar için değişkenliği çok belirgin gösterir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum)</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Doğum sonrasında kişinin vücudunda yaşanan hormonal değişiklikle birlikte dünyaya gelen bebekle birlikte uyum sorunu, sorumluluk sahibi olmayla birlikte karakterize olabilecek bir depresyon çeşididir. Hamilelik süresince ya da doğumdan hemen sonra gelen dört hafta içinde karşılaşılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon tedavisinde kullanılan en yaygın tedavi yöntemleri, psikoterapi ve ilaç kullanımıdır. Psikoterapi, özellikle “Bilişsel Davranışçı Terapi”, depresyon tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra psikoterapide birçok yöntem uygulanabilmektedir. Psikoterapiyle kişinin işlevselliğini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Psikoterapi kesinlikle ruh sağlığın uzmanları tarafından alınmalıdır. Psikoterapiyle gerçekçi hedefler belirlenir ve kişinin sorun çözme yeteneği artırılarak olağan krizleri yönetmesi sağlanır. Yapılan tüm çalışmalarla birlikte beynin ödül mekanizmasının işlevselliğinin artmasıyla kişi umutsuzluk, huzursuzluk ve keyifsizlik gibi birçok durumu anlamlandırarak bunlarla başa çıkmaya başlar. Kişi depresyondan çıktığı son aşamalardaysa stabilizasyon sağlanması ve kişinin bu değişimi kalıcı olarak yaşaması hedeflenir. Burada önemli olan tedavi planlarına sadık kalmak ve aksatmamaktır. Bu süreç depresyonun şiddetine, kökenine, süresine ve en önemlisi kişinin ihtiyacına göre değişmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon tedavisinde ilaç kullanımı da kişiye özel olarak belirlenmektedir. Dolayısıyla her ilaç her bireye iyi gelmeyecektir. Bu yüzden antidepresanlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Depresyonun tedavisinde kullanılan antidepresanlar genellikle 2-3 hafta içerisinde etkisini göstermeye başlar ve kişi rahatlamaya başlar. Bu süreçte psikoterapiye de devam etmek, hastalığın seyrini önemli ölçüde olumluya çevirecektir. Eğer kişi de iki durumda yetersiz kalıyorsa,&nbsp; hastaneye yatış verilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Hakkında Yanlış Bilinenler</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon halk arasında bazen kişilik zayıflığı, zayıf karakter olarak konuşulur fakat depresyonun zayıflıkla bir alakası yoktur. Depresyon tedavisi mümkün olan gerçek bir hastalıktır. Yine depresyon hastalarına genellikle söylenen;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen kendinin doktoru olacaksın, bu başka türlü geçmez.”,</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu kadar güçsüz olma toparla kendini.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sana ne olmuş? Kilo mu almışsın/ kilo mu vermişsin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen kendini bu duruma sokuyorsun.” gibi cümleler depresyonda ki hastaların depresyonunu azaltacağını düşünülenin aksine arttırmaktadır. Çünkü depresyonda ki kişi zaten çaresiz, tükenmiş, isteksiz, keyifsiz ve güçsüz hisseder ve bu ve bunun cümleler kişiye daha da çaresiz ve güçsüz hissettirmekten başka bir işe yaramaz. Unutulmamalıdır ki hasta yakınları depresyonun başlaması ve bitmesinde önemli bir rol oynar. Bu yüzden hasta yakınları bu konuda oldukça dikkatli olmalıdır. Depresyonda ki kişinin yanında onun duygularını ve ne yaşadığını anlamaya çalışarak, harekete geçmek istediği zaman destekleyerek, tedavi planında yanında olarak destek olabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong></p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/KPD_11_70_3_18.pdf
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
