<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Terapi &#8211; Uzman Psikolog Zeynep Aygün |  Online Terapi &#8211; Yüzyüze Terapi</title>
	<atom:link href="https://zeynepaygun.com/tag/terapi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zeynepaygun.com</link>
	<description>Kendini Rahat Hissettiğin Her Yerde!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2023 14:58:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://zeynepaygun.com/wp-content/uploads/2023/01/cropped-cicek-32x32.png</url>
	<title>Terapi &#8211; Uzman Psikolog Zeynep Aygün |  Online Terapi &#8211; Yüzyüze Terapi</title>
	<link>https://zeynepaygun.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DEPREM&#8217;in Ardından</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/yazilarim/deprem-1171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 13:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem sonrası travma]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[hatay depremi]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraş depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travma sonrası stres bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=1171</guid>

					<description><![CDATA[Ne yazık ki birkaç gün önce çok büyük bir olağandışı bir deprem felaketi yaşadık. Şunu bilmeliyiz ki doğal afetler normal değil anormal yani olağandışı bir durumdur. Bu yüzden yaşadığımız her duygu da oldukça normaldir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ne yazık ki birkaç gün önce çok büyük bir olağandışı bir <em><strong>deprem</strong></em> felaketi yaşadık. Şunu bilmeliyiz ki doğal afetler normal değil anormal yani olağandışı bir durumdur. Bu yüzden yaşadığımız her duygu da oldukça normaldir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birkaç gündür yakınlarımda, danışanlarımda, özellikle afeti yaşayan ve afeti yaşayanların yakınlarıyla görüşmelerim sonucunda oluşmuş ortak duygu <strong><em>“karmaşık”</em></strong> hissetmeleriydi. Kimisi yeterince kötü hissetmediği için kendini suçluyor, kimisi ne hissedeceğini bilmiyor, kimisi hiçbir şey hissetmiyor, kimisi durmadan ağlıyor, kimisi uykusuzluk, çaresizlik vb. gibi duygular hissediyor. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İçimizde belki yoğun çaresizlikle orada bulunup bir tuğla bile olsa kaldırmak, acılarına ortak olmak gibi bir çok duyguyu aynı anda yaşıyoruz. Belki sıcak evinizden, yediğiniz yemekten uyuduğunuz uykudan, bile suçlululuk hissediyoruz. Maruz kaldığımız felaketten bilmemiz gereken yapabileceklerimiz kadar yapamayacaklarımızın da olması. <em>Hepimizin yeterliliği sınırlıdır.</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>Yaptığımız her seans ekollerden bağımsız olarak, danışanlarımız parmak izi kadar özel ve biriciktir.</em></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Her seansımıza aslında bunun bilinciyle gireriz. Bunun nedeni mizaç farklılıkları, durumlara verilen tepkiler, yaşanılan coğrafya, yaş, ırk, cinsiyet, ev, anne baba, kardeş vb. gibi farklılıklar taşımasıdır. Bu yüzden her insanın her duruma verdiği tepki farklıdır ve farklı olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olağandışı bu tarz durumlarda ise tepkilerinizi ve duygularınızı anlamlandıramamanız ya da yeterince tepki vermemeniz normaldir. Kendinizi ya da birini yeterince üzülmediği için suçlamak ise yersizdir. Herkesin kendine özgü doğmuş bir benliği ve yetişme biçimi vardır. Bu yüzden insanların her duruma verdiği tepki farklı olabilir. Kimi içinde yaşar kimi dışa vurur. Üzüldüğünü görmediğiniz insanların içinde ne yaşadığını bilemezsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendinizi suçlama eylemindeyseniz ya da empati kurmakta zorluk çekiyorsanız ilan edilen “<strong><em>OHAL</em></strong>” sürecine yardımda bulunarak katkı sağlamak, kişi olarak üzerinize yüklendiğiniz ya da yüklenilen baskıyı azaltacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birincil travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir olaya doğrudan tanık olan ve yaşayan, bunun sonrasında çaresizlik, dehşet, karmaşıklık ve çok fazla korku yaşamaktır. Basit olarak anlatılmak gerekirse kişinin yaşadığı olumsuz olaylar sonrasında psikolojik ve fizyolojik olarak etkilenmesi durumudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkincil travma sonrası stres bozukluğu ise travmatik olaylara maruz kalanlara doğrudan şahit olmak, canlı ya da görüntü olarak buna şahit olmak, empati yapmaya yoğunlaşmak&nbsp; ve empati yapmak sonrasında oluşan durumdur. Bu stres bozukluğu herhangi bir travma yaşamış olan birine psikolojik ilk yardımda bulunma sonrasında da oluşabilir. <em>Uykusuzluk</em>, <em>tedirginlik</em>, <em>huzursuzluk</em>, <em>iştah kapanıklığı</em>, <em>gerginlik</em>, <em>öfke </em>gibi bir çok semptomu yaşayabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İster istemez görüntülere maruz kaldıkça ve tekrar tekrar izledikçe beynimizin bunu yaşamışçasına kaydetmesi ya da yoğun bir şekilde olanlara şahit olmak sonrasında ikincil travma sonrası stres bozukluğu oluşması olağandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmamalıyız ki psikolojik iyi oluşumuza yarın ya da öbürgün bu travmaya doğrudan maruz kalanların ihtiyacı olacak.Bu yüzden sosyal mercileri&nbsp; yardım yollamak ve çağrılarda bulunmak dışında&nbsp; aşırı derece de travmatize videolar izlemek bizim hem işlevselliğimizi bozacak hem de travmaya maruz bırakacaktır. Sosyal medyayı lütfen bilgilenmek ve bilgilendirmek için kullanalım. Mantık kimyager Paracelsus dediği gibidir<strong> “İlacı zehirden ayıran dozudur.”&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal mercileri ise destek olmak için travmatik görüntü paylaşanlar da bir çok travmasını tetikleyebilir, yeni bir travma yaratabilir. Özellikle de bir süre çocukları bu tarz görüntü ve haberlerden kesinlikle uzak tutmalıyız. Bu konuda herkesi hassas olmaya davet ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer birebir yardım edebilecek bir olanağımız yoksa kendimizi herhangi bir konuda paralamak yerine şu zamanda güçlü durmaya, birlik olmaya, yardımlaşmaya ihtiyacımız var. Çünkü bu durumun önümüzde bir süre boyunca etkilerini yaşayacağız ve kimimizse ömür boyu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tüm ülkemin insanlarına ve ülkeme geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GERÇEK ANLAMDAKİ “DEPRESYON” NE DEMEK?</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/psikolojik-rahatsizliklar/gercek-anlamdaki-depresyon-ne-demek-868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:41:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojik Rahatsızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Durum Bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[online terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=868</guid>

					<description><![CDATA[Hemen Hemen Çoğu Kişiden Duyduğumuz “Depresyona Girdim.” “Depresyondayım”, “Bu Aralar Aşırı Depresifim.” Cümleleri Gerçeği Yansıtıyor mu? Depresyon Herkesin Kendini Kötü Hissettiğinde Sahip Olabileceği Bir Durum Mu? Peki Gerçek Anlamda ki “DEPRESYON” Ne Demek?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Yazının Özeti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen Hemen Çoğu Kişiden Duyduğumuz “Depresyona Girdim.” “Depresyondayım”, “Bu Aralar Aşırı Depresifim.” Cümleleri Gerçeği Yansıtıyor mu? Depresyon Herkesin Kendini Kötü Hissettiğinde Sahip Olabileceği Bir Durum Mu? Peki Gerçek Anlamda ki “DEPRESYON” Ne Demek?</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-dots"/>



<p class="wp-block-paragraph">Bir duygu durum bozukluğu olan depresyon, günümüzde çağımızın en yaygın rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Günlük yaşamı oldukça etkileyen “Depresyon” kişinin hayat kalitesini oldukça düşürmektedir. Depresyon kişinin düşüncelerini, davranışlarını ve hissettiklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Peki bunu nasıl yapar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon düşünceleri, davranışları ve hissettikleri üzerinde olumsuz etkilemesiyle, istek ve keyifte düşüş yaşatır. Bu günlük yaşamda duygu durumumuzu dengeleyen hormonların azalmasıyla meydana gelir. Bu hormonların az olması ya da azalması, yediğimiz yiyecekten tutun, aldığımız güneş ışınına, çevresel faktörlerden; gen faktörlerine, ilaçların yan etkisinde; yaşadığımız olaya kadar bir çok alan etkileyebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon, sürekli üzüntü ve hüzünlü halinde olmaya, bize zevk verebilecek durumlardan keyif almamaya, mutsuz olmasına, andan kopmuş gibi hissetmesine, iç sıkıntısı ve huzursuzluk hissine ve bundan daha fazla duruma neden olur. İş, arkadaş, aile ve birçok alanda ilişkileri ve işlevselliği oldukça etkilemektedir. Depresyon yıllarca sürebileceği gibi, bu durum fark edildiğinde ve ele alındığında, yine kişiye özgü ortalama 2-3 ay gibi bir sürede tamamen iyileşmesi mümkündür. Depresyon kelimesi toplumda kişinin ruh halini ifade etmesi için kullanılsa da bu her zaman gerçeği ifade etmez ve basite alınmaması gerekir. Çünkü “depresyon” tıbbi bir terimdir ve ciddiye alınması gerekir. Gün ya da birkaç gün içinde sürekli değişen moral bozuklukları için kullanılması yanlıştır. Çünkü depresyon tedavi edilmediğinde kötüleşmesiyle %15 gibi intihara bağlı ölüm riski vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Peki, Depresyonda Cinsiyete Göre Farklılık Var Mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyonun her yaşta görülmesi olasıdır ve genellikle gençlerde ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Hayat boyu risk erkekler için % 3-12, kadınlar için % 10-26&#8217;dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de ise kendi tez çalışmamla dahil olduğum “Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması” ’nda ise bu oranlar 12 aylık depresif nöbet yaygınlığı kadınlarda % 5.4, erkeklerde % 2.3, tüm nüfusta % 4.0 olarak verilmektedir. Bunun nedeni için birçok durum sayılabilir. Bunlar; erkeklerin duygularını eyleme vurarak davranışlarıyla ifade etmesi, alkol kullanımının daha yaygın olması, hormonal dengesinin kadınlara oranla daha az değişken olması ve doğum, premenstrüel gibi dönmelerinin buna zemin hazırlaması olarak sayılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyonun Nedenleri Nelerdir?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">En az iki hafta boyunca aşağıdaki belirtilerin beşini yaşıyorsanız depresyonda olabilirsiniz.&nbsp; Bu belirtiler her yaşta görülebilmektedir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sürekli üzgün hissetmek,</li>



<li>Nedeni olmaksızın kilo alma veya kaybetme,</li>



<li>Düşünme, konuşma veya hareket etmede yavaşlama,</li>



<li>Kaygı, ajitasyon veya huzursuzluk</li>



<li>Günlük aktivitelere istek, ilgi ve zevk kaybı,</li>



<li>Uykusuzluk veya aşırı uyuma,</li>



<li>Değersizlik ve suçluluk duygusu,&nbsp;</li>



<li>Baş, boyun, sırt ve / veya eklemlerde ağrı,</li>



<li>Konsantrasyon kaybı ve karar vermede zorluk,</li>



<li>Nedeni olmaksızın yorgunluk, enerji kaybı,</li>



<li>Cinsel isteksizlik,</li>



<li>Ölüm ve intihar düşünceleri</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca uyku sorunu depresyonun belirtisi olabileceği gibi, uzun süreli uykusuzluk ya da uzun süre uyuma da depresyona neden olabilmektedir. İlaç ve alkolde yoksunluk yaratacağı durumlarda depresyona yol açabilir. Bunun yanı sıra son yıllarda bağırsak florasının bozulmasının, depresyonla olan ilişkisi üzerinde önemli çalışmalar sürdürülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Türleri Nelerdir?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon şiddet derecesine göre hafif, orta şiddetli ve ağır depresyon olarak kategorize edilir. Bunun dışında isim olarak, kişinin yaşadığı durumlara istinaden farklı kategorilerle adlandırılır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Majör Depresif Bozukluk</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen her yaşta görülebilen bu depresyon türünde kişi hayatta zevk alamaz, çalışamaz, yemek yeme ile ilgili iştah açılması ya da kapanması yaşar. Uyku problemleri oldukça yaygındır ve ilgi azalmıştır. Hemen hemen her yaşta görülebilir.&nbsp;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kronik(Distimi) Depresyon</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Majör Depresyondan daha az şiddetlidir ve en az iki yıl devam etmektedir. Kişi günlük yaşamına devam eder. Bu tür depresyon genellikle çocukluk dönemine ait durumlardan dolayı ortaya çıkabilmektedir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Atipik Depresyon</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Teşhis edilmesi oldukça zordur çünkü kişi depresyonda olduğunun farkında değildir. Gün içinde duygu durumların değişmesi, inişler ve çıkışların olması muhtemeldir. Kişi her duruma çok hassastır. Kişinin duygu durumu, pozitif ve negatif olan durumlar için değişkenliği çok belirgin gösterir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum)</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Doğum sonrasında kişinin vücudunda yaşanan hormonal değişiklikle birlikte dünyaya gelen bebekle birlikte uyum sorunu, sorumluluk sahibi olmayla birlikte karakterize olabilecek bir depresyon çeşididir. Hamilelik süresince ya da doğumdan hemen sonra gelen dört hafta içinde karşılaşılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon tedavisinde kullanılan en yaygın tedavi yöntemleri, psikoterapi ve ilaç kullanımıdır. Psikoterapi, özellikle “Bilişsel Davranışçı Terapi”, depresyon tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra psikoterapide birçok yöntem uygulanabilmektedir. Psikoterapiyle kişinin işlevselliğini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Psikoterapi kesinlikle ruh sağlığın uzmanları tarafından alınmalıdır. Psikoterapiyle gerçekçi hedefler belirlenir ve kişinin sorun çözme yeteneği artırılarak olağan krizleri yönetmesi sağlanır. Yapılan tüm çalışmalarla birlikte beynin ödül mekanizmasının işlevselliğinin artmasıyla kişi umutsuzluk, huzursuzluk ve keyifsizlik gibi birçok durumu anlamlandırarak bunlarla başa çıkmaya başlar. Kişi depresyondan çıktığı son aşamalardaysa stabilizasyon sağlanması ve kişinin bu değişimi kalıcı olarak yaşaması hedeflenir. Burada önemli olan tedavi planlarına sadık kalmak ve aksatmamaktır. Bu süreç depresyonun şiddetine, kökenine, süresine ve en önemlisi kişinin ihtiyacına göre değişmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon tedavisinde ilaç kullanımı da kişiye özel olarak belirlenmektedir. Dolayısıyla her ilaç her bireye iyi gelmeyecektir. Bu yüzden antidepresanlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Depresyonun tedavisinde kullanılan antidepresanlar genellikle 2-3 hafta içerisinde etkisini göstermeye başlar ve kişi rahatlamaya başlar. Bu süreçte psikoterapiye de devam etmek, hastalığın seyrini önemli ölçüde olumluya çevirecektir. Eğer kişi de iki durumda yetersiz kalıyorsa,&nbsp; hastaneye yatış verilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Depresyon Hakkında Yanlış Bilinenler</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Depresyon halk arasında bazen kişilik zayıflığı, zayıf karakter olarak konuşulur fakat depresyonun zayıflıkla bir alakası yoktur. Depresyon tedavisi mümkün olan gerçek bir hastalıktır. Yine depresyon hastalarına genellikle söylenen;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen kendinin doktoru olacaksın, bu başka türlü geçmez.”,</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu kadar güçsüz olma toparla kendini.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sana ne olmuş? Kilo mu almışsın/ kilo mu vermişsin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen kendini bu duruma sokuyorsun.” gibi cümleler depresyonda ki hastaların depresyonunu azaltacağını düşünülenin aksine arttırmaktadır. Çünkü depresyonda ki kişi zaten çaresiz, tükenmiş, isteksiz, keyifsiz ve güçsüz hisseder ve bu ve bunun cümleler kişiye daha da çaresiz ve güçsüz hissettirmekten başka bir işe yaramaz. Unutulmamalıdır ki hasta yakınları depresyonun başlaması ve bitmesinde önemli bir rol oynar. Bu yüzden hasta yakınları bu konuda oldukça dikkatli olmalıdır. Depresyonda ki kişinin yanında onun duygularını ve ne yaşadığını anlamaya çalışarak, harekete geçmek istediği zaman destekleyerek, tedavi planında yanında olarak destek olabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong></p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/KPD_11_70_3_18.pdf
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DAHA CÖMERT BİR DİNLEYİCİ OLMAK İÇİN 4 İPUCU</title>
		<link>https://zeynepaygun.com/kisisel-gelisim/daha-comert-bir-dinleyici-olmak-icin-4-ipucu-864</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uzm. Kl. Psk. Zeynep Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Cömer Dinleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Cömert]]></category>
		<category><![CDATA[Dinleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zeynepaygun.com/?p=864</guid>

					<description><![CDATA[İletişimin temel öğelerinden ikisi kaynak (konuşmayı yapan kişi) ve hedeftir (dinleyici). İletişimin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için iyi bir dinleyici olmak gerekmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Yazının Özeti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İletişimin temel öğelerinden ikisi kaynak (konuşmayı yapan kişi) ve hedeftir (dinleyici). İletişimin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için iyi bir dinleyici olmak gerekmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-dots"/>



<p class="wp-block-paragraph">Evrensel bir arzu, duyulmak istemektir. Ama ne kadar iyi dinliyoruz? İyi dinlemek daha fazla efor gerektirir. Bu, dikkatimizi başkalarına yaymak anlamına gelir. Derin dinleme, cömertliğin belirtilerindendir.Dinleme sanatını geliştirmek, tatmin edici ilişkiler yaratmada uzun bir yol kat etmenizi sağlar. Herkes duyulmak istediğinden, dinlemek günümüzde çok önemli bir erdem olmuştur.Dinlemenizi artırmanın ve böylece önemli ilişkilerinizdeki bağlantıları derinleştirmenin bazı yolları vardır.Peki bunlar nelerdir?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İçten Bakış</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkati kendimizin ötesine yönlendirmek ve bir başkasının hayatını bizimkinden farklı olarak görmek için olgun bir kapasite gerekir. İnsanların bizimkinden farklı olabilecek duyguları, umutları, korkuları ve ihtiyaçları vardır. İnsanların duygularına empati duymayı gerektirir içten bakış.Önemsemek, sadece kendi dünyamızla ilgili&nbsp; değil, onların hayatlarıyla olan ilişkileriyle de ilgilenmek demektir.Bir başkasını önemsemek için, onu ve dünyasını sanki onun içindeymişim gibi anlayabilmeli.İletişimde olduğumuz kişinin dünyasında onunla birlikte olabilmeli, &#8216;içeriden&#8217; görebilmek için onun dünyasına ‘gidebilmeli yani hayat onun için nasıl bir şey diyebilmeliyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlgi göstermek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Önemseme, bir kişiyle gerçekten ilgilenmekten geçer. İlgi çekici olmaya çalışmakla çok meşgulüz bundan dolayı insanları dinlemekten oldukça uzağız. Elbette biz de duyulmak istiyoruz. Ancak, yargılamayan dikkatimizi ve ilgimizi cömertçe genişletmek iyi bir dinleyici olmamızı sağlar.Unutmayalım ki iletişim karşılık bir durumdur.İnsanlarla ilgilenerek öğrenir ve büyürüz. Her birimiz, özellikle yaşlandıkça, zengin bir deneyime sahip oluruz. Birbirimizin deneyimlerinden ilham alabiliriz. Kendileriyle ilgilendiğinizi ifade ettiğinizde insanlar sizinle daha fazla ilgilenebilirler. Açık, eleştirel olmayan bir şekilde dinleyerek ilgi göstermek, insanların sizinle daha güvende hissetmelerine yardımcı olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Vücudunuzla İletişimde Kalın</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bedenlerimizle bağlantıda kaldıkça daha derinden ve kolayca dinleriz. İnsanlar kendileri için önemli olan duygu ve deneyimleri paylaştığında, kendimle bağlantıda kalmanın bir yolu olarak nefes almayı hatırlamaya çalışmaktır. Sadece aklımızla değil, kalbimizile de dinlemeye çalışmalıyız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar genellikle içtenlikle dinlediğimizde bunu hissedebilirler. Yargılanmak yerine kabul edildiğini hissederek, bizimle birlikte güvenli hissedebilirler.Vücudumuzla bağlantıda kalmak, kendi kendimizi düzenlememize yardımcı olur. Hepimiz bazen duygusal olarak düzensizleşiriz. Biraz yavaş, derin nefes almak ve duygularımıza karşı nazik olmak sinir sistemimizin sakinleşmesine yardımcı olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kendi Geri Tepkilerinizi Takip Edin</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tepkilerimizin farkında olmak, duraklamamıza, nefes almamıza ve içimizde neler olduğunu fark etmemize olanak tanır. İletişim içinde insanları ne kadar dinlediğinizi ölçmeye çalışın , insanların sözlerini bölüyor musunuz ? Tepkilerimizi izlemek yararlı olabilir iyi bir dinleyici olmak için. Bazı şeylerin farkına varmamızı sağlayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong></p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://personel.omu.edu.tr/docs/ders_dokumanlari/6725_62776_2022.pdf
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
